Sürgünden Umuda Doğru Bir Gol: Deportivo Palestino
Latin Amerika’nın futbola olan tutkusunu bilmeyen yoktur. Arjantin’de Maradona, Brezilya’da Ronaldo, Ronaldinho... Ancak Şili’nin başkenti Santiago’da yaşanan bir hikâye, alışageldiğimiz futbol tutkularından biraz farklı.
Unknown Author
Konuk Yazar

Latin Amerika’nın futbola olan tutkusunu bilmeyen yoktur. Arjantin’de Maradona, Brezilya’da Ronaldo, Ronaldinho... Ancak Şili’nin başkenti Santiago’da yaşanan bir hikâye, alışageldiğimiz futbol tutkularından biraz farklı. Burada boy gösteren bir takımın maçları, yalnızca sportif anlam taşımaz. O maçlarda atılan her gol, binlerce kilometre ötedeki bir halkın kalbine dokunur. Tribünde yükselen her marş, Akdeniz’in doğusunda, işgal altındaki bir toprakta yankı bulur. Çünkü sahada top koşturan takım, sıradan bir kulüp değildir. Onlar Deportivo Palestino; yani sürgündeki bir halkın futbol kimliği, yeşil sahadaki Filistin'dir.
Kulübün hikayesi yüz yıl kadar eskiye dayanıyor. Temelleri 1920’li yıllarda, Osmanlı’nın dağılmasının ardından Filistin’den göç eden Arapların Şili’ye yerleşmesiyle atıldı. Bu göçmenler için yeni bir ülkeye uyum sağlamak kolay değildi. Ancak bir araya geldiklerinde bir kimlik yaratmak, kültürel belleği yaşatmak istediler. Futbol, onlar için varlıklarını ve davalarını haykırmak için bir araç olacaktı. İşte Deportivo Palestino böyle doğdu. Zamanla beklenildiği gibi, bu takım yalnızca bir futbol kulübü olmanın çok ötesine geçti. Kimlik, aidiyet ve hatırlama eylemlerinin sahadaki karşılığına dönüştü. Anavatanlarındaki yarım kalan öyküleri şimdi binlerce kilometre ötede başka topraklarda anlatılmak isteniyordu.
Zamanla Şili’nin profesyonel liglerinde boy gösteren kulüp, başarıları kadar temsil ettiği anlamla da dikkat çekti. Takımın renkleri Filistin bayrağının renklerini taşımaktadır: kırmızı, yeşil, siyah ve beyaz. Formalarında ise zaman zaman çok daha cesur semboller yer aldı. Özellikle 2014 yılına gelindiğinde, Deportivo Palestino dünya basınının manşetlerini süsledi. Takım, o sezon giydiği formanın göğsüne Filistin'in 1948 öncesi coğrafi haritasını bastı. Bu harita, İsrail’in kuruluşundan önceki Filistin’in işgal edilmiş topraklarının tamamını kapsıyordu. Konuyla ilgili gelen eleştiriler üzerine kulüp başkanı Fernando Aguad medyaya şöyle demişti:
“Formamız, siyasi bir pozisyon değil, tarihsel bir hafızadır. Biz sadece atalarımızı onurlandırıyoruz.”
Bu tercih kısa sürede hem büyük bir destek hem de ciddi tepkiler aldı. İsrail’in Şili büyükelçiliği resmi tepki gösterdi, Şili Futbol Federasyonu formanın giyilmesinden dolayı kulübe para cezası kesti. Ancak kamuoyu çoktan uyanmıştı. Gündelik yaşamın dışında tutulan, diplomatik masalarda ötelenen Filistin meselesi, bir futbol formasının göğsünden dünyaya yeniden haykırılmıştı. Kulüp, bu haritayla "unutmadık, unutturmayacağız" diyordu. Ülke sınırları haritadan silinse bile, bir halkın hafızasından silmek her zaman kolay değildir.