Menü
Giriş YapBültene Abone Ol

Şehirlerin Kalbi ve İçimize Doğru Açılan Sokaklar

Şehirlerin kalbi bazen gürültüyle değil, içten içe süzülen bir sessizlikle atar. İnsan kalabalığının arasında kendi içine doğru çekilen yüzler...

M

Mücahit Pehlivan

Yazar

5 dk okuma
Şehirlerin Kalbi ve İçimize Doğru Açılan Sokaklar

[{"type":"paragraph","content":"Şehirlerin kalbi bazen gürültüyle değil, içten içe süzülen bir sessizlikle atar. İnsan kalabalığının arasında kendi içine doğru çekilen yüzler, sokak lambalarının altında birbirine karışan gölgeler ve geceyi ağırlaştıran düşünceler… Dışarıdan bakıldığında gürül gürül akan bir nehir gibi görünen şehir, aslında içinde kendi yatağını arayan suskun kollar taşır. Her sokak, insanın içindeki bir kıvrımı; her meydan, hafızasının bir izdüşümünü taşır. Kimi zaman kalabalık içinde daha da derinleşen yalnızlık hissi, bir köşede oturup dışarıyı seyreden bir çift gözde toplanır; kimi zaman da bir yürüyüşte, kaldırım taşlarına bıraktığımız hızlı adımlarda. Her şehir bir aynadır aslında; insan, onda kendisinin eksik taraflarını görür."},{"type":"paragraph","content":"Kalabalığın içinde yalnızlaşan yüzler, günün sonunda bir pencereye yaslanıp kendi iç sesini dinler. \"Kim olduğumu bu şehrin hangi duvarında bıraktım?\" diye sorar bazen insan. Belki bir çarşının kapısında, belki hiç fark etmediği bir ağacın altında, belki de sabahın ilk ışıklarıyla açılan bir dükkânın önünde… Yalnızlık da tıpkı sokaklar gibi katman katmandır; kimi zaman sığ, kimi zaman derin. Kimi zaman bir tebessümle hafifler, kimi zaman bir kelimenin yanlış yerinden ağırlaşır. Ama her zaman, bizi kendimize döndürmek gibi bir derdi vardır."},{"type":"image","src":"/images/articles/sehirlerin-kalbi-1.jpg","alt":"Eski İstanbul","caption":"Eski İstanbul ve şehrin hafızası."},{"type":"paragraph","content":"Osmanlı döneminin şehirleri de böylesine birer hafıza taşırdı. Bursa’nın yeşiline sinmiş vakur sükûnet, Edirne’nin taşında dolaşan ince bir ihtişam, İstanbul’un surlarına vurmuş asırların kokusu… Hepsi, bir medeniyet defteri gibi her sayfasında başka bir ses taşırdı. Bursa’nın çınarlarının altında hissedilen o derin nefes, sadece bir ağacın değil; bizzat tarihin nefesiydi. Edirne’de taş köprülerden geçen rüzgâr, Mimar Sinan’ın dokunuşlarını bugüne taşıyan bir fısıltı gibiydi. İstanbul ise her zaman iki dünyanın arasında duran o eşiğin kendisiydi; bir yanıyla dünün hikâyesi, diğer yanıyla yarının gölgesi. Bugün o sesler hâlâ duyulur; cami avlularındaki kuşlar, çarşıların kemerleri, zamanın yıpratamadığı çeşmeler… Modern insanın koşturmasına yabancı bir hikâyeyi fısıldar hepsi. Kimi zaman bir selamın eksikliğiyle, kimi zaman bir çocuğun koşarken bıraktığı neşeli ayak sesiyle tamamlanan bir hikâye… Ve insan, bu hikâyenin tam neresinde durduğunu düşünürken kendini hem şehirle bütünleşmiş hem de ondan ayrışmış hisseder."},{"type":"paragraph","content":"Şehir dediğimiz şey aslında dev bir organizma değil; insanın kendi hikayesini bıraktığı geniş bir defterdir. Adımlarımızla yazılır, suskunluklarımızla tamamlanır. Bir çayın dumanında, bir sokak gürültüsünde, akşam ezanının göğü boyayan sesinde insan kendi iç yolculuğunu duyar."},{"type":"image","src":"/images/articles/sehirlerin-kalbi-main.png","alt":"Şehir ve Organizma","caption":"Şehir, insanın kendi hikayesidir."},{"type":"paragraph","content":"Her adım, her bakış, her duraklama bu arayışın parçasıdır. İnsan bazen bir köşede oturup hayatın akışını izlerken bile kendi içinden geçen yolları keşfeder. Şehir bizi büyüten, yoğuran, bazen yoran ama her defasında yeniden kuran bir aynadır. Ve biz, o aynanın içinde hem kaybolur hem de bulunuruz. Belki de asıl mesele, şehrin bizi nasıl gördüğünden çok, bizim şehre nasıl baktığımızdır. Çünkü bakışımız değiştiğinde şehir de değişir; yalnızlık başka bir anlama bürünür, kalabalık daha yumuşak bir tını kazanır."},{"type":"paragraph","content":"Sonunda anlarız ki şehir, insanın dışarıdaki yüzüyle içindeki dünyayı birbirine bağlayan ince bir köprüdür. Ve o köprüden geçerken herkes kendi hikâyesini taşır; kimi ağır, kimi hafif ama hepsi gerçek.."}]

Yorumlar

Yorum Yap

Yükleniyor...

İLGİLİ YAZILAR