Bir Şehrin İnsan Üzerine Etkisi
Her şehir bir hikayedir insan için.. Bazı şehirler gurbet, bazı şehirler yarım kalmış hikayeler...
Unknown Author
Konuk Yazar

Her şehir bir hikayedir insan için..
Bazı şehirler gurbet, bazı şehirler yarım kalmış hikayeler, bazı şehirler adını koyamadığımız tarifi mümkün olmayan hisler.. Her şehir esasen bir izlenim bırakır insanda. İnsanın bir şehre dair izlenimleri o şehrin dokusuna, güzelliğiyle büyülemesine, doğal ve tarihi güzelliklerine ve belki yemeklerine ilişkin olduğu kadar o şehirde bulunduğu sürece geçirdiği vakit, hissettiği duygular ve yaşadığı anlarla da şekillenir.
Kimi şehirlere ilk defa gitmemize rağmen içimiz açılır, sokaklarında yürürken yabancılık hissetmediğimiz bir tanıdıklık çöker üzerimize. Kimi şehirler ise yıllarca yaşamamıza rağmen ağır bir yük gibi gelir üzerimize. Bu noktada hayatımda bir dönüm noktası olan şehirden bahsetmek isterim biraz da.. Üniversite okumak için gittiğim Sakarya’dan söz ediyorum.
Bir şehre, insanın en kırılgan olduğu yaşlarda gitmesi tuhaf ve güzel bir tecrübedir. Ne tamamen yetişkinsindir ne de çocukluğundan taşıdığın izlerden vazgeçmişsindir. Liseden yeni mezun olduğun, hayata karışmaya çalıştığın, gençliğinin en güzel en deli dolu ve en masum yılları… İşte Sakarya ile tam da böyle bir zamanda yollarımız kesişti.

Şehre ilk gittiğim gün halen aklımda.. Yanımda birkaç valizin yanında belirsizliklerim, hayallerim ve aynı zamanda korku vardı. Farklı bir şehirde yaşamak düşüncesi insana hep daha özgür yaşama hissi verir ama aynı zamanda derin de bir yalnızlığı da beraberinde getirir bu durum. Yeni bir başlangıcın heyecanı ile daha önce gitmediğin, görmediğin yabancı bir şehrin sessizliği arasına sıkışır kalırsın. Ben de aynı duyguları yaşamıştım. Sakarya böyle bir eşikte karşıladı beni.
Başta her şey yabancıydı tabi, sokaklar, insanlar, simit aldığın fırın, çay içtiğin çay ocağı, aklınıza gelebilecek her şey. Ama o yabancılığa kısa bir süre sonra alışıyor insan. Hem şehir tarafından kabul ediliyorsun hem de sen şehri kabul ediyorsun. Ve sonra fark ediyorsun ki eskiden yabancısı olduğun sokaklarda arkadaşlarınla yaşadığın anılar geliyor aklına. Yaşadığın her şey bir iz oluyormuş meğer.
4 yılım geçti Sakarya’da. Geçen 4 senenin bana birçok şeyi kattığını söyleyebilirim ve fakat birçok şeyi de aldı götürdü benden. Gerçekten büyüdüğümü hissettiğim bir dönemdi benim için. En önemlisi bir şehrin bir insanı nasıl dönüştürdüğünü, fark etmeden nasıl şekillendirdiğini Sakarya’da anladım. Geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki hayatımdaki en sessiz ama en derin dönüşümü Sakarya’da yaşadım.

Belki de şehirler, insanı özüne döndüren, kendisiyle karşılaşmasına sebebiyet veren aynalardır. Her şehir biraz değiştirir bizi, biraz büyütür ve biraz da kendimize yaklaştırır.


