Plastik Toplum
İnsan hayatının her noktasında estetik vardır. İnsanoğlu tabiatı gereği güzel olana, güzel görünene meyletmek ister.
Unknown Author
Konuk Yazar

İnsan hayatının her noktasında estetik vardır. İnsanoğlu tabiatı gereği güzel olana, güzel görünene meyletmek ister. İnsanlık tarihi boyunca dönemlere göre estetiğe karşı olan bakış açısı sürekli değişim göstermiştir. Ancak bu değişim günümüzde o kadar hızlanmıştır ki 5 yıl önce estetik olarak görünen bir unsur hızlanan tüketim alışkanlıklarından ötürü kısa bir süre içerisinde demode, sıkıcı ve bayağı hale gelmektedir. Bunun en önemli nedeni insanoğlu artık her şeyi çok hızlı tüketiyor, sürekli yenisini istiyor ve sıkıcı/sıradan olandan korkar duruma gelmesinden kaynaklanmaktadır. Halbuki güncel estetik kaygılara sıkı sıkıya bağlanan toplumlarda ilk gördüğümüz özelliklerden birisi tek tipleşme ve sıradanlaşma buna aslında ilginç bir tezat oluşturmaktadır.
Günümüzde hızlı değişen estetik kaygılara antitez bir örnek olarak “vintage” olarak adlandırdığımız ve ABD’de uzun süre hüküm sürmüş olan moda akımı 1945-1970 arası gibi uzun bir dönemi kapsamaktadır. Günümüze geldiğimizde ise estetik akımlar belki birkaç yıl belki de aylar içerisinde hızla değişim göstermektedir.
Ancak bu düşüncelere saplantılı hale geldikçe ise ne yazık ki başta insanın kendi ruhu olmak üzere, ilişkiler, beklentiler iyiden iyiye plastik bir hale gelmeye başlamıştır. Güzelden kastedilen marka takıntılarına, estetik cerrahi müdahalelere dönüşmeye başlamıştır. Doğal olanın yerini yapay olan almaya başlamıştır. Bunda tabi ki sosyal medyayı aktif kullanmanın etkisi yüksektir. Sosyal medyadaki sürekli gösterme ve ilgi çekme arzusu kişiyi doğal olarak yeni arayışlara itmektedir. “Onda var da bende neden yok? Daha iyi görünmem lazım/daha dikkat çekici olmak lazım.” Gibi düşünceler kişinin aklına kazındıkça estetik algıları bozulmakta, daha ruhsuz daha tekdüze ve özgüvensiz bir insan profili ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucunda da ne istediğini bilmeyen, beğenilmekten başka amacı kalmayan, estetik saplantılarla kafayı bozmuş bireyler topluma karışmaktadır. Bu yazının yazarına göre toplumdaki samimiyetsizlik, insanların birbirine karşı olan güvensizlik ortamı, ilişkilerin yüzeyselleşmesi gibi sorunların temeline indiğimizde bu bozulan estetik kaygılar yatmaktadır.