Menü
Giriş YapBültene Abone Ol

Konumun Lütfu

Ülkelerin bulunduğu konumlar, aynı zamanda o ülkelerin kaderlerini de tayin etmektedir. Bunun sebebi, bir ülkenin bulunduğu coğrafi konumun dış politika, ekonomi ve sosyal hayat gibi unsurları temelden etkilemesidir.

U

Unknown Author

Konuk Yazar

5 dk okuma
Konumun Lütfu

Ülkelerin bulunduğu konumlar, aynı zamanda o ülkelerin kaderlerini de tayin etmektedir. Bunun sebebi, bir ülkenin bulunduğu coğrafi konumun dış politika, ekonomi ve sosyal hayat gibi unsurları temelden etkilemesidir. Bu kader, ülkeler için kimi zaman avantaj kimi zaman da dezavantaj getirmektedir. Örneğin, günümüzde Afrika kıtasındaki çoğu ülke, sırf bulundukları konumun getirdiği şartlardan dolayı büyük sefaletle ve açlıkla sınanmaktadır. Son yüzyılda Batı sömürgesiyle kavrulan Afrika kıtasının yaşadığı sefalet bir yana, özellikle coğrafi şartlarının tarıma ve sosyal hayata elverişsiz olması, kıta insanı için bir hayli zorlayıcıdır. Ancak bu tarz dezavantajların yanı sıra, bazı ülkelerin sınırları içinde bulundukları toprak parçalarının getirdiği avantajlar, rakip veya müttefik devletlere karşı üstünlük kurma imkânı sağlamaktadır. Hatta genellikle ülkeler, bu avantajları rakiplerine karşı bir “silah” olarak kullanabilmektedir. Peki, nedir bu bahsettiğimiz konumun getirdiği avantajlar? En büyük avantaj, hiç şüphesiz ülkelerin sahip olduğu fosil enerji kaynaklarıdır. Bu doğal zenginlik denilince akla ilk gelen ülke, elbette Rusya’dır. Rusya, son derece zengin fosil enerji kaynaklarına sahiptir. Doğal gaz ve petrol üretiminde dünyada birinci, kömür üretiminde ise ABD’den sonra ikinci sırada yer almaktadır.

Rusya gibi ülkeler, sahip oldukları enerji kaynaklarını birer güç unsuruna dönüştürerek enerji kaynakları açısından zayıf ülkeleri yaptırımlarla tehdit edebilmektedir. Bu konuda Rusya, en ideal örneği oluşturmaktadır. Sahip olduğu zengin enerji kaynakları ile başta Avrupa olmak üzere birçok bölgeyi kendine mecbur bırakan Rusya, bunu bir dış politika silahına çevirerek devletlerin dış politikadaki tutumlarını derinden etkileyebilmekte ve değiştirebilmektedir. Özellikle 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ile Rusya’nın enerji kaynaklarını nasıl bir dış politika aracı olarak kullandığı daha belirgin hale gelmiştir. Krizin patlak vermesinin ardından, Ukrayna yanlısı Avrupa, Rusya’nın ağır enerji yaptırımlarıyla adeta duvara toslamıştır. Rusya’dan Avrupa’ya uzanan ve Avrupa için can damarı niteliğinde olan Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarını, bakım ve onarım gibi bahanelerle gaz akışını büyük oranda kesen Rusya, enerji fiyatlarına da büyük zam yaparak Avrupa Birliği ülkelerinde aylar süren bir enerji krizine sebep olmuştur. AB ülkelerinin büyük bir kısmı, bundan böyle enerji bağımlılıkları nedeniyle Rusya’ya karşı siyasi bir adım atarken bir değil bin kez düşünmesi gerektiğini anlamıştır. Rusya’nın enerji kaynaklarını bir baskı unsuru olarak kullanma stratejisi, yazının başında değindiğimiz “konumun getirdiği doğal avantajların” dış politika silahına nasıl dönüştürülebileceğini gözler önüne sermiştir. Rusya’nın enerji devi şirketi Gazprom üzerinden uyguladığı doğalgaz kesintileri, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi dengeleri sarsıcı bir etkiye sahip olmuştur.

Yorumlar

Yorum Yap

Yükleniyor...

İLGİLİ YAZILAR