Diplomatlık ve Gurbet
Diplomatlık, özellikle ülkesine hizmet etmek hevesiyle yanıp tutuşan bir uluslararası ilişkiler öğrencisi için en kıymetli vazifelerden biridir.
Unknown Author
Konuk Yazar

Diplomatlık, özellikle ülkesine hizmet etmek hevesiyle yanıp tutuşan bir uluslararası ilişkiler öğrencisi için en kıymetli vazifelerden biridir. Başka bir ülkede, farklı bir kültür içerisinde temsiliyet görevinde bulunmak, günümüzde ülkeler için hayati öneme sahip diplomasi açısından büyük önem taşır.
Bu yazıda, mesleğin duygusal tarafına odaklanacağız. Gurbet, çoğu insan için doğduğu topraklardan ve sevdiklerinden uzak kalmanın adı olsa da bir diplomat için aynı zamanda mesleğin vazgeçilmez bir gerçeğidir. Kısaca diplomasi, sınırların ötesinde ülkesini temsil etme görevi olarak tanımlanır. Fakat bu kıymetli görev, beraberinde evden uzak olmanın ağırlığını da getirir.
Bir diplomat, görev yaptığı ülkede mesleği gereği yeni bir kültüre, farklı bir dile ve çoğu zaman bambaşka bir hayata uyum sağlamak zorundadır. Her anıyla ülkesini temsil etme bilincini yanında taşır; şahsi duygularının ötesinde profesyonel şekilde durur. Bu hariciyecilik, yüzyıllara dayanan bir gelenek hâline gelmiştir.
Resmi protokollerin, toplantıların ve resepsiyonların ötesinde diplomatı en çok zorlayan şey, memleketten uzak kalmanın getirdiği gurbettir. Bununla birlikte, gurbet bir diplomat için derin bir bakış açısı da kazandırır. Kendi ülkesini uzaktan sevmeyi, özlemin değerini bilmeyi ve farklı kültürler arasında köprü olmayı öğretir. Gittiği ülkelerle kendi ülkesi arasındaki farkları mukayese etme konusunda değerli bir bilgi birikimi sağlar.
Diplomasi, gurbetin yüküyle yoğrulmuş bir meslektir. Memleket özlemi, bu mesleğin vazgeçilmez bir gerçeği ve beraber yaşanması gereken apaçık bir olgudur.