Değişimin Kaçınılmaz Gerçeği
Değişim, yaşadığımız bu hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Meydana gelen bu değişimler bazen istediğimiz gibi olurken bazen de hiç arzu etmediğimiz şekilde gerçekleşir.
Unknown Author
Konuk Yazar

Değişim, yaşadığımız bu hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Meydana gelen bu değişimler bazen istediğimiz gibi olurken bazen de hiç arzu etmediğimiz şekilde gerçekleşir. Bunun çeşitli sebepleri vardır elbette. Yaptığımız iş, bulunduğumuz ortam, muhatap olduğumuz insanlar... Bunların hepsi gelişimimiz ve zaman içerisindeki değişimlerimiz için çok önemli etkenlerdir.
Allah (cc), Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi 119. ayette bizlere “Sadıklarla beraber olun” diye buyuruyor. Ubeydullah Ahrar (k.s), bu ayet için şöyle demiştir:
"Bir kimse onlara yakın olur, sohbetlerine devam eder, onlarla oturup kalkarsa, onların iç âlemlerinin nurlarının bereketiyle kalbi nurlanır. Gerçek anlamda onların huyu gibi güzel huy sahibi olur."
Amerikalı yazar Jim Rohn da bu konu üzerine “İnsan, en çok vakit geçirdiği beş kişinin ortalamasıdır.” demiştir. Bu örnekler bağlamında açıkça söyleyebiliriz ki kişi, nasıl bir değişim yaşamak istiyorsa çevresini de ona göre değiştirmelidir.
Tabii bazen mecburen muhatap olmak zorunda kaldığımız insanlar olabiliyor. Ben, kendi düşünce ve inancıma göre, bu hayatta karşılaştığımız her durumun, her insanın bizim hayatımız üzerinde bir anlamı ve bir misyonu olduğuna inanıyorum. Yüce Rabbimiz, bizim gelişimimizi ve değişimimizi tamamlamak için bunları yaşatıyor. Doğruyu görüp almak, yanlışı fark edip uzak durmak bizim elimizde.
Örneğin, hayatının belli bir döneminde kibirli bir insanla muhatap olan biri, kibirin ne denli kötü bir özellik olduğunu görebilir. Eğer kendisinde de bu özellik varsa bunu düzeltme yoluna gider. Belki de o insanı bir daha hiç görmeyecektir, ama Rabbimiz, o kişi vesilesiyle bizim üzerimizde olumlu bir değişim yaratmak arzusundaydı. Biz de doğru olanı yapıp kendimizi düzelttik. Tam tersi de olabilirdi: O insanı severek, daha da kibirli bir hâle gelebilirdik. İşte burada doğruyu doğru bilip almak, yanlışı yanlış bilip ondan uzak durmak, kader çizgisinde bize düşen paydır.
İnsanların huyları gibi fikirleri de değişebilir. Bu yüzden insanları yargılamamak gerekir. Zamanla yaşanan hadiseler ve edinilen tecrübeler, bir kişinin belirli bir konu hakkındaki görüşlerini değiştirmesine sebep olabilir. Ama maalesef insanlar, bu konuda biraz acımasız davranıp karşılarındakileri zorbalaya biliyor. Kişinin yıllar önce söylediği bir söz ortaya çıkarılıp yüzüne vurulabiliyor. Özellikle siyaset sahnesinde bu tür durumlarla sıkça karşılaşıyoruz.
Ben, kendi hayatımda da böyle kırılmalar yaşadım. Lise son sınıfta izlediğim bir video, hayatımın yönünü büyük ölçüde değiştirdi. Elbette bu süreçte kaybettiklerim olduğu gibi kazandıklarım da oldu. Değişim budur zaten. İnsan, ufak tefek “keşke”ler yaşayabilir ama şu an olduğum hâlden Elhamdülillah memnunum. Yukarıda da bahsettiğim gibi, bu noktaya gelebilmem için geçmişte yaşadıklarımı yaşamam gerekiyormuş ve yaşadım.
Çok enteresan ama yine bahsettiğim duruma bir örnek olacak bir düşünceyi ilk defa Fenerbahçeli eski futbolcu Giuliano’dan duymuştum. Fenerbahçe’de oynadığı dönemde bir röportajında şöyle demişti: