Menü
Giriş YapBültene Abone Ol

Ay, Bulut ve Balkon

Gurbet... Gurbet... Gurbet... Gün ince ince doğarken indiğin otobüs terminalinde, eve gitmenin heyecanı ile saatlerce süren yolculuğun yorgunluğu arasında kalırsın.

U

Unknown Author

Konuk Yazar

5 dk okuma
Ay, Bulut ve Balkon

Gurbet... Gurbet... Gurbet...
Gün ince ince doğarken indiğin otobüs terminalinde, eve gitmenin heyecanı ile saatlerce süren yolculuğun yorgunluğu arasında kalırsın.
Ailene kavuştuğun o ilk anda içini kaplayan sevinç, kahvaltı sofrasına oturduğunda bir an önce uyuma ve dinlenme arzusuyla iç içe geçer.
Memleketi içine çekmek istercesine oturduğun her sofrada tıkanırcasına yemek yer, sokaklarda saatlerce yürür, her köşeyi hafızana kazımak için gözlerini dört açarsın.

Gurbette zaman farklı akar.
Bazen vuslata en yakın olduğun anlarda birden yavaşlar, ağırlaşır. Bunun birkaç manası vardır. Uzağında bıraktıklarını, onları bıraktığın gibi sanırsın. Oysa kavuştuğunda fark edersin: yaşlanmışlardır.
Bu yaşlanış içten içe seni kahreder. Kahreden yalnızca yılların geçmesi değildir; asıl kahreden, onların yaşlanırken senin yanlarında olamayışındır.
Zamanın yavaşlaması biraz da bununla ilgilidir.

Bir diğer manası ise, senin kendini hep aynı sanmandır.
Zamanı kavuşma hayaliyle tüketirken aynaya baktığında fark edersin ki zaman kimseye ayrıcalık tanımamıştır; sen de değişmişsindir.

Balkonda oturup sevdiklerini düşünürken bulutların arasında kaybolup yeniden beliren ayı seyretmek...
İşte o an, iliklerine işleyen serinlikle birlikte gurbeti en derinlerinde hissedersin.
Ay, bulut ve balkon üçlüsü kalbinde bir sızıya dönüşür.

Gurbetin en acımasız yanı ise, kimsenin artık senin anılarını sormuyor oluşudur.
Bir zamanlar kahkahalarla yad ettiğin hatıraları artık kimse merak etmez.
Sen anlatmak istediğinde ya cümlelerinin yarıda kaldığını hissedersin ya da çevrendekilerden “Burada kimse bunları bilmek istemiyor.” mealinde bakışlar alırsın.

Gurbette, biraz da insanlara fazlalık gibi gelirsin.
Sesin yankı bulmaz, hatıraların karşılık bulmaz.

Ama bütün bu yanık taraflarına rağmen, gurbetin insana kattıkları da vardır.
Her şeyden önce insanı olgunlaştırır; kendi ayaklarının üzerinde durmayı, sorumluluk almayı, sabretmeyi öğretir.
İnsana ağırbaşlılık katar; belki de yaşından daha hızlı yaşlandırır.
Götürdükleri çoktur ama getirdikleri de yok değildir.

Ne var ki yıllar geçip geriye baktığında, sana kattıklarından çok, senden götürdükleri için ah vah etmen muhtemeldir.
Çünkü kaçırılmış bir başka hayata, varılamamış bir başka bahara dönüp bakarsın.

İnsan bu dünyada hiçbir zaman tamam değildir; hep noksan, hep eksik.
Nereye gidersek gidelim, bir yanımız hep geride kalır.
Birini sevmenin, bir yere bağlanmanın bedeli; başka birini, başka bir yeri özlemektir.

Yorumlar

Yorum Yap

Yükleniyor...

İLGİLİ YAZILAR