Menü
Giriş YapBültene Abone Ol

Taze Bir Başlangıç, Yeni Beklentiler ve Make Middle East Great Again

5 Kasım'da gerçekleşen ABD seçimlerinin ardından, oyların büyük bir çoğunluğunu Donald Trump aldı. Böylece 2016 yılının ardından ikinci Trump dönemi başlamış oldu.

U

Unknown Author

Konuk Yazar

5 dk okuma
Taze Bir Başlangıç, Yeni Beklentiler ve Make Middle East Great Again

5 Kasım'da gerçekleşen ABD seçimlerinin ardından, oyların büyük bir çoğunluğunu iki suikast girişimini atlatan, hayatı skandal anılarla dolu olan, iddialı konuşmaktan çekinmeyen Cumhuriyetçilerin lideri Donald Trump aldı. Böylece Amerika Birleşik Devletleri'nde, 2016 yılının ardından ikinci Trump dönemi başlamış oldu. Donald Trump, başkan olmasının ardından hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'ni Cumhuriyetçi Parti'ye kazandırdı. Neticede Trump, mutlak bir kontrol sağlama şansı kazandı ve önümüzdeki iki yıl boyunca ülkesinde mutlak güce ve hakimiyete ulaşmış oldu.

Trump, hayatı boyunca ismi skandallarla anılan bir liderdir. Yeni dönemle birlikte göçmen politikalarından Ukrayna-Rusya çatışmasına, mültecilere vatandaşlık verilmesinden İsrail'in Gazze'deki soykırımına kadar birçok konuda nasıl icraatlar da bulunacağı merak konusu. Ancak Gazze konusunda şu gerçeği de göz önünde bulundurmak gerekmektedir: ABD tarihi boyunca hiçbir başkan adayı, İsrail-Filistin çatışması konusunda İsrail aleyhinde bir söylemde bulunmamıştır, bulunamaz da. Bunun nedeni, ABD'de çok büyük bir etki alanına sahip olan İsrail lobisidir. Bu lobi o kadar güçlüdür ki, ABD'deki siyasetçiler lobiyi karşılarına almaktan korktukları için asla adaylıkları süresince İsrail'in izlediği politikaları eleştiremezler.

İsrail bugün ABD'den dış askeri yardım olarak yılda yaklaşık 3 milyar dolar almakta, bu da İsrail'de kişi başı neredeyse 500 dolara denk gelmektedir. Bu yardım, ek yardım paketleriyle 5 milyar dolara kadar da varabilmektedir. ABD'deki askeri harcamalar dışında, medyanın önemli bir kısmı da yine bu lobinin kontrolü altında olduğundan, kamuoyunda İsrail'in politikalarını eleştiren, Filistin yanlısı görüşlere rastlamak her zaman çok zordur.

Ancak yeni Trump döneminin en büyük farkı, seçim döneminde Trump'ın sarf ettiği 'Orta Doğu'daki çatışmaları sonlandıracağız.' sözüdür. Bu söze istinaden başta ABD'de yaşayan Müslümanlar olmak üzere, dünya genelinde bir barış süreci için beklenti oluşmuştu. Ancak bahsettiğimiz ABD'deki başkan adaylarının İsrail'i desteklemesi geleneğinin son bulması çok uzak bir ihtimal olarak görülmektedir. Nitekim yeni Başkan Trump'ın da İsrail aleyhine politikalar izlemesi sürpriz olacaktır. Neticede Trump'ın seçtiği kabine üyelerinin savunduğu değerler de bunun somut bir örneğidir. Türkiye'ye karşı sert politik üslubuyla bilinen, Hamas'ın İsrail tarafından silinmesini destekleyen ve Hamas için 'bu insanlar vahşi hayvanlar' ibaresini kullanan Marco Rubio'yu Dışişleri Bakanı olarak atamak, ABD'de hiçbir şeyin değişmediğini, geleneğin aynı şekilde yeni dönemde de devam edeceğini ve ABD'nin Orta Doğu'ya bakış açısının değişmeyeceğini açıkça göstermektedir.

Dünyada ve Türkiye'de yeni Trump döneminin, Trump'ın 'Orta Doğu'da savaşı bitireceğiz' sözünden hareketle, yeni dönemde Gazze'de yaşanan insani dramın sonlanacağı sinyalleri verilse de, aksine Trump'ın seçim sonrası aksiyonları en çok da İsrail'i sevindirmiştir.

ABD'deki bu İsrail yanlısı gelişmelerin aksine, Avrupa ve bütün dünyada gelişen farkındalığın bir göstergesi olarak, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama kararı çıkarması da tarihi bir gelişme olarak kaydedilmiştir.

Tüm bu gelişmelerin ışığında, ABD'nin yeni döneminde eski Başkan Biden ya da yaklaşık 70 yıldır olduğu gibi İsrail'in tutumlarını eleştiren ve Filistinli soykırımını engelleyecek çözümü amaçlayan yeni bir ABD yönetimi beklenmesi bir sürpriz olacaktır. Kâğıt üstünde İsrail'e kesintisiz desteğin devam edeceğini gösteren bir kabine oluşturulmuş olsa da, Donald Trump...

Yorumlar

Yorum Yap

Yükleniyor...

İLGİLİ YAZILAR